30 Aralık 2010 Perşembe

Aynısı bir de Almanca (okumak isteyen olabilir, kim bilir) ;-)

AMEİSE UND LÖWE;

Eine kleine Ameise kam jeden morgen früh zum arbeiten.Arbeitete viel ...Herstellte viel ... Alles wurde  in lusst und sehr glücklich gemacht .

Der Chef Löwe  wunderte sich sehr viel dass Ameise selbst  ohne Leiter  so begeistert arbeiten konnte.Eines Tages kam eine geniale Idee, um profit und effizienz zu steigern.Wenn  Ameise, auch ohne ein Leiter am anfang so produktivist war, was würde er tun mit einem erfolgreichen Leiter.
Dann rekrutierte er die Schabe mit berühmten Berichten und Trainerkarrier.
Schabe beginnte zum arbeiten,zuerst kaufte er eine uhr.So,er die genaue arbeitzeit der Ameise messen konnte.Lockerheit während der Arbeitszeit würde er nicht erlauben.Natürlich wäre eine Sekretärin notwendig  für Berichten erstellungen.Darum rekrutierte er die Spinne für telefon verkehr und archievirung.
Der Löwe,war  sehr zufrieden mit der entwicklungen.Schabe bereitete die Berichten wunderbar.In der Tat, misst er die Geschwindigkeit der Produktion und Rentabilität Analyse gebeten, die bunten Grafiken vorzubereiten..Während der sitzungen mit partners konnte er die Präsentation dieser Berichten benutzen.

Nach einem glücklichen, produktiven und komfortablen Treffen mit dem neuen Layout und dokumentieren ihre Arbeit Ameise. Ein grosser teil der zeit lief um fragen zu beantworten und Papierkram.
Der Löwe, war zufrieden mit das Wachstum zunehmend mit Ameise abteilung.
Abteilung weiter zu expandieren wurde notwendigkeit einen neuen Leiter gedacht. Und mit den Errungenschaften der berühmten Zikade angestellt als Leiter der Abteilung.  

Zikade kaufte zuerst neue möbeln für sein neues büro für seine bequemheit.Natürlich sind neue Computer;für die bereitung der Budget Kontrolle und strategische Effizienz Plan  ein persönliches assistent benötigt. Dann wurde der Assistent von seinem  ehemaligen Arbeitsplatz angestellt.
Abteillung von Ameise verwandelte sich zu ein unglückliches platz wo niemand lachte,Zikade redete mit Löwe für eine neue studie um die stimmung zu aendern.
Auf dieser, Überprüfung, was los ist in Ameise abteillung. Der Löwe ,bemerkte die produktion und rentabilität zu einem dramatischen rückgang. Sogleich stellte einen renommierten und bekannten Berater Eule, um das Problem  zu lösen.
Die Eule, verbrachte mit Ameise Abteilung 3 Monate. Diese Studie wurde fieberhaft,schrieb einen Bericht nach dem großartigen Bändelang.
Als Ergebnis des Berichts lautete: "Es wurde über Erwerbstätigkeit Abteilung. "Löwe, nach Prüfung des Berichts gab eine dramatische entscheidung. Und natürlich, erste aufmerksamkeit als eine negative Einstellung angezogen, unglücklich und verloren haben ihren willen zur Arbeit. Ameise wurde entlassen.

26 Aralık 2010 Pazar

Çoookkk beğendim!!!

"Hayat, havaya attığımız 5 topla oynanan bir oyundur.  Bu toplardan sadece bir tanesi lastiktir, diğer toplar ise camdandır.
Bu toplar; işimizi, ailemizi, sağlığımızı, dostlarımızı ve benliğimizi temsil etmektedir.
Bu 5 top içinde bir tek İŞİMİZ lastik toptur. Onu düşürürsek zıplatabiliriz.  Ancak diğer 4 top camdan yapıldığından, düşerse kırılırlar ve yerlerine konulamazlar.  Bunu fark etmeli ve hayatımızı bu dengeye göre kurmalıyız. Oysa hepimiz  O lastik topu tutabilmek uğruna, diğerlerini kırıp dökeriz.  Dostlarınızı çantada keklik sanmayın. Sıkıca sarılın onlara, tıpkı hayata sarıldığınız gibi.  Çünkü onlarsız hayat anlamsızdır. Hayatı çok hızlı koşmayın.  Nereden geldiğinizi ve nereye gittiğinizi unutmayın.
Hayatın bir yarış değil, her saniyesinin tadı çıkarılması gereken güzel bir  yolculuk olduğunu aklınızdan çıkarmayın."

"Üzeyir GARİH'in Adana'da işadamlarına yaptığı bir konuşmadan..."

20 Aralık 2010 Pazartesi

Bu kadar güzel mi tarif edilir

Karınca ile Aslan ....

Küçük bir Karınca her sabah erkenden işine gelir ve neşe içinde çalışmaya başlardı…..
Çok çalışır… Çok üretir... Ve bunları keyif içinde yapardı.

Patronu Aslan, Karınca’nın başında yöneticisi olmadan kendiliğinden bu kadar hevesle çalışmasına çok şaşırırdı. Bir gün karı ve verimliliği arttırmak için aklına parlak bir fikir geldi. Eğer Karınca, başında bir yönetici bile olmadan bu kadar üretken olabiliyorsa, bir de başarılı bir yöneticisi olsa neler yapardı.

Bunun üzerine, müthiş bir yöneticilik kariyeri olan ve yazdığı raporlarla ünlü Hamamböceği’ni işe aldı. Hamamböceği işe öncelikle bir saat alarak başladı. Böylece Karınca’nın çalıştığı saatleri tam olarak ölçebilecekti. İş saatlerinde gevşekliğe müsaade etmeyecekti. Elbette raporlarını düzenleyecek bir sekretere de ihtiyacı olacaktı. Bu nedenle hem telefon trafiğini yönetmek ve hem de arşiv işleri için Örümcek’i işe aldı.

Aslan, gelişmelerden çok memnundu. Hamamböceği’nin hazırladığı raporlar gerçekten harikaydı. Hatta ondan üretim hızını ölçen ve karlılığı analiz eden renkli grafikler de hazırlamasını istedi. Böylece bu raporları ortaklarına sunum yaparken kullanabilecekti.

Hamamböceği, bu raporları üretebilmek için yeni bir bilgisayara ve donanıma ihtiyaç duydu. Artık artan ekipmanlar için de artık bir bilgi işlem departmanı oluşturmanın zamanı gelmişti. Bu işleri idare etmek için Sinek’i işe aldı.

Bir zamanlar mutlu, üretken ve rahat olan Karınca bu yeni toplantı düzeninden ve evrak işlerinden yılmıştı. Zamanın büyük bir kısmını sorulan soruları cevaplamak ve evrak işleri yapmakla geçiyordu.

Aslan, Karınca’nın bölümünün giderek büyümesinden memnundu. Bölümü daha da büyütmek üzere bir üstyöneticiye ihtiyaç olduğunu düşündü. Ve bölüm başkanı olarak başarıları ile ünlü Ağustosböceği’ni işe aldı.

Kendi rahatına ve keyfine düşkün Ağustosböceği’nin ilk icraatı ofisi rahat edebileceği yeni mobilyalarla döşemek oldu. Tabi ki kendisinin yeni bir bilgisayara, bütçe kontrol ve stratejik verimlilik planı hazırlanması için kişisel bir yardımcıya ihtiyacı vardı. Bunun üzerine eski işyerindeki yardımcısını işe aldı.

Karınca’nın çalıştığı yer giderek kimsenin gülmediği, neşesiz ve mutsuz bir mekana dönüşmüştü. Ağustosböceği, patronu Aslan’ı ortamın ruh halini değiştirecek bir çalışma yapılması gerektiğine ikna etti.

Bunu üzerine, Karınca’nın bölümünde olup bitenleri gözden geçiren Aslan, üretimin ve karlılığın dramatik bir şekilde düştüğünü farketti. Hemen, son derece itibarlı ve iyi tanınmış bir Danışman olan Baykuş’u sorunu çözmesi için işe aldı.

Baykuş, Karınca’nın departmanında 3 ay geçirdi. Bu hummalı çalışmanın ardından ciltlerce süren muhteşem bir rapor yazdı.

Raporun sonucu şuydu: “Departmanda aşırı istihdam vardı”.

Aslan, raporu inceledikten sonra dramatik bir karar verdi. Ve, elbette, ilk olarak negatif tavırlarıyla dikkat çeken, mutsuz ve çalışma isteğini kaybetmiş olan Karınca’yı işten çıkardı.

15 Aralık 2010 Çarşamba

Fark Yaratan Değer Medicomarketing

Marketing, bilişsel ve yönetsel tüm mekanizmaların bir arada yürüdüğü bütünsel bir sistem olarak, doğru anlaşıldığı ölçüde doğru kullanılabilir; yenilik, yenilikleri takipte süreklilik ve hız ister.

Modern marketing, organizasyon kaynaklarının doğru, hızlı ve etkili iletişimini şart koşuyor. Böylelikle hedef kitlenin değişen gereksinimleri en etkin şekilde karşılanabiliyor. En basit ürünlerin bile dahice pazarlandığı günümüzde, yüksek teknolojili ürünler olan ilaçlar, pazarlama açısından uçsuz bucaksız bir potansiyel olarak karşımızda duruyor. İlaç sektörü tanıtım kanalları açısından yeni bir döneme giriyor ve yeni regülasyonlar ile bugüne kadar süregelmiş olan tanıtım, promosyon ve doktor ziyareti uygulamalarında köklü değişiklikler bekleniyor.

Bu nedenle, önemli bir güncel uygulama olan "Medico-Marketing", iş akışında medikal, pazarlama, ruhsatlandırma, stratejik planlama ve iş geliştirme süreçlerinin giderek daha önemli bir parçası haline gelecektir.

İlaç sektöründe penetrasyon stratejilerinin ayrılmaz bir parçası olmaya aday Medico-Marketing sayesinde, zorlu rekabet ortamında fark yaratarak ayrışmak ve öne geçmek mümkün olacaktır. Bu güncel konuyu, alanındaki deneyimli kişiler ile birlikte ele alarak farklı Medico-Marketing uygulamalarını katılımcılarla paylaşmayı amaçlıyoruz. Bu eğitimde, medikal ve pazarlama departmanlarının etkileşimli işleyişi, referans-eşdeğer ürün ilişkileri, farklı ürünlerin birlikte konumlandırılması, sağlık iletişimi ve yaratıcı süreçler, KOL yönetimi gibi önemli konular ele alınacak ve interaktif bir atmosferde değerlendirilecektir.


Detaylı Bilgi ve Kayıt için tıklayın.


http://www.ptms.com.tr/



Web'de buldum hoşuma gitti, paylaşayım istedim

Dil, Realitemizi oluşturan en önemli araçlarımızdan birisidir. 21 gün - 1 Ay aralığında yapılan pozitif olumlamalar, içsel egomuzun ve inanışlarımızın yerini alarak yaydığımız titreşimleri değiştirecek ve hayatımızda realiteye dönüşecektir. Ayrıca, bilinçaltınızda yeni ve yapıcı düşünce şablonu oluşturmanıza da yardım edecektir. İçinde bulunduğunuz maddi şartlar, sosyal şartlar, ailevi şartlar, ülke şartları ve ruh durumunuz ne olursa olsun içsel sesinizi değiştirdiğiniz anda yaşadığınız dünyanın değiştiğini görebileceksiniz. Bu anlamasının zor olduğunu biliyorum. Bu yüzden Çekim yasası ve Kuantum düşünce bölümlerimizde vakit geçirmenizi ve farkındalığınızı arttırmanızı öneriyorum.

Önemle belirtmek isterim ki Gün içinde söylediğiniz sözlerin, dinlediğiniz şarkıların, verdiğiniz tepkilerin hayatımıza direkt etkileri vardır.

"Biz adam olmayız"
"Çok şansızım"
"İlişkilerim hep aynı"
"Çok Sakarımdır"

İşte çoğu insan farkında olmadan klişeleşmiş bir takım sözcükler seçiyor. Söyledikleri bu cümleler gayri ciddi ve espri olsa bile bilinçaltları bunu bir emir olarak algılayıp realiteye dönüştürmek için çalışmaya başlıyor. Bilinçaltımızın bu mükemmel sadakatini maalesef olumsuz şeyleri hayatımıza çekmek için kullanıyoruz...

Yani sorunları olduğu için mi söz ettiklerini, yoksa sorunlardan söz ettikleri için mi sorunların içinde olduklarını bilmeden !

SÖZ, bir enerji paketçiği ve düşüncenin somutlaşmış şekli olarak hayatımızda çok dikkat çekici etkiler yapar. Çevremizi ve hayatımızı değiştirebiliriz.

Bunun en iyi yöntemi de BİLİNÇLİ OLUMLAMADIR

Olumlamalar, rastgele hazırlanamaz. Kelimesi kelimesine özenle seçilmelidir. "Olacak, yapacak", "istiyorum", "Her şeye rağmen" gibi kelimeler KULLANILMAMALIDIR

OLUMLAMA NASIL YAPILMAZ

SE-SA eki;
Eğer çok Param olursa Mutlu olurum

Bu kalıp sizin hiç bir zaman mutlu olma becerisine sahip olamadığınızın ifadesidir. Çünkü mutluluğun sonucu bir şarta bağlıdır.

MELİ-MALI
Güçlü Olmalıyım

Zorunluluk öğesidir. Şimdiki zamanda güçsüz olduğunuz gerçeğini bilinçaltınıza verirsiniz.



ECEK-ACAK
Her şey çok güzel Olacak

Bu kalıp sizin isteğinizi hep geleceğe erteleyecektir.

TERSİNE SÖYLEM
Korkmuyorum

"Güvendeyim" yerine "korkmuyorum" derseniz, korkuya odaklanırsınız ve bu çözüm değildir.


BELİRSİZLİK
İyi bir hayat istiyorum

Nasıl bir hayatın sizin için iyi olacağını belirtmediğiniz için belirsizlik ifadesi vardır.


:::: OLUMLAMA NASIL YAPILIR ::::

- Olumlama yapmak için ilk önce geçmiş düşüncelerimiz ele alınmalıdır. Bilmeliyiz ki; geçmişteki anılarımızın oluşturduğu çekirdek inançlarımızı kırmadan ileriye gitmemiz çok yavaş ve zor olacaktır. Geçmişimizde bizi üzen insanlar, kötü anılar, maddi zorluklar hep blokaj oluşturacaktır. BU YÜZDEN İLK OLARAK AFFETME OLUMLAMALARI YAPILMALIDIR. Hayatımız boyunca geçmişimizde bizi üzen ve küstüğümüz insanların hayatımızda blokaj oluşturduğunu biliyor musunuz ? Ne yaşarsanız yaşayın geçmişteki herkesi kalben affetmeniz gerekmektedir. Kabul bu çok zor olabilir. Ama 1 ay içinde Hayatınızdaki mucizelere hayret edeceksiniz

- Olumlamaların her ay 1 konu üzerinde ve aynı olumlama metni üzerinde yapılmalıdır. Çünkü bilinçli yaptığınız olumlamalar 21. gün sonunda bilinçaltınız tarafında kabul görür ve hayatınızda Gerçekleştirmek için çalışmalara başlar. Bir olumlamayı 3 gün yapıp bırakırsanız hiç bir fayda etmeyecektir. Ya da 2 farklı olumlama yaparsanız enerji kanalınızı dağıtırsınız.

- Olumlama sesli bir şekilde, yavaş tempoda, hissederek yapılmalıdır. Sabah ilk uyandığınızda ve gece yatmadan 2-3 er kere yapılan olumlamalar bilinçaltına daha fazla ulaşırlar. Kendinizle yaptığınız bu konuşmalar bir süre sonra içsel egonuzun size inandırdıklarını silecek ve yerine yenilerini koyacaktır. Bilinçaltına kodladığınız yeni söz ve düşünceler inançları yeniler ve çekim yasasını harekete geçirir.

- Olumlamaları Ses kaydı haline getirip gün içinde dinleyebilirsiniz. Yaptığınız ses kaydını uyurken, çalışırken, kitap okurken dinleyebilirsiniz. Ses rahatsız olmayacağınız seviyede normal düzeyde olabilir. Zaten dikkatiniz başka yerde olacağı için SUBLİMİNAL etkisi yapacak ve bilinç daha kolay kırılıp bilinçaltına ulaşacaktır. Sakın bilinçli olumlamaları bırakmayın. Sadece ses kaydı ve subliminal telkin dinlemek çekim yasasını dağınık çalıştıracaktır.

- Yine gün içinde belirli kalıpları tekrarlayabilirsiniz. Örneğin o ay içinde "Bolluk ve bereket" olumlaması yapmaktasınız. yaptığınız çalışmalarla beraber boş zamanlarınızda yada dışarıdayken sadece "bolluk, bereket, para" diyerek veya tekrar edilerek odaklanma sağlanabilir ve bu kesinlikle faydalıdır.

Bir süre sonra görmeye başlayacaksınız ki, çevrenizde size olumsuzluk veren kişiler gidecek, yerinde sizin düşüncelerinizi destekleyen insanlar gelecektir. Geçmişte istemeden yada isteyerek söylediğiniz olumsuz sözcükler yerini olumlu ve yapıcı sözcüklere bırakacaktır.

İnançlarınızı değiştirmek için bu 1 er aylık çalışmaları yapın. Sakın olumsuzluğa kapılmayın...http://www.facebook.com/pages/Kisisel-Gelisim-ve-Olumlamalar/158145874198635

Can Baba'dan

...
Olsun istersin… Hatta olsun diye yapılması gerekenden daha da fazla üstelersin.

Aşktır; değer verirsin, ödün verirsin, sevgiden de öte saygı gösterirsin, olmayacak kaç şey varsa bir araya bile getirirsin… Bakarsın, ne anlattığını anlayabilmiş (?) ne de çözüm için bi’şeyler yapma gayretinde.

İştir; sabahlarsın, “olsun” diye ailenden çaldığın zamanı oraya verirsin…

Dosttur; hayatta kimseyi dinlemediğin kadar dinler, kendine ayırmadığın onca şeyi “O’na” ayırmaya çalışırsın…

Sonra olayın içinden kendini çıkartır şöyle karşıdan yaptıklarına bir bakarsın. Bakarsın ki her şey başladığın gibi!

Olmuyorsa, olmuyordur! Gönlün rahat mı? Elinden geleni yaptın mı?

Cidden olmuyorsa zorlamayacaksın.

[ Can Yücel ]